Tolstoy'un Kızının Van Anıları /1915
Lev Tolstoy'un kızı Aleksandra, I. Dünya Savaşı'nda gönüllü hemşire olarak Kafkas Cephesi'ndeydi.
Bu etkileyici tarihi konu hakkında Aleksandra'nın anılarından daha fazla ayrıntı öğrenmek ister misiniz?

Gönüllü hemşire olarak Kafkas Cephesi'ne gitmiş, oradan Van'a gönderilmişti.
Şehirde tifo salgını vardı,
Amerikan misyonu hastalanmıştı, tıbbi bakım yoktu.
Birkaç hafta kaldı.
Gördüklerini yazdı.
Yıkılmış bir şehir
"Göl suyunu kullanmayın.
Gölden çıkan balıkları yemeyin."
Burada korkunç çatışmalar yaşanmış.
Ölenlerin cesetleri göle atılmış,
cesetler orada çürümüş.
Kerpiç evler tek tek yakılmış. Her biri ayrı ayrı
tutuşturulmuş. Geriye ne kalmıştı?
Hasta, yaşlı, çocuk Türkler...
Yaklaşık 1000 kişi.

Okul Binası
Okul binasının içi oldukça kalabalık bir durumdadır.
Odalarda kadınlar, erkekler, yaşlılar ve çocuklardan oluşan bir grup bulunmaktadır.
Ortamdaki genel durum, orada bulunan kişilerin yardıma ihtiyaç duyduğunu ve zor şartlar altında olduklarını göstermektedir.
Bazı kişiler çevrelerindekilerden yardım talep ederken, bazıları ise sessizliğini korumaktadır.
Aleksandra Tolstaya'nın bu dönemdeki gözlemleri veya o döneme dair tarihi bilgiler ilginizi çekebilir.

Köşede Bir Kadın
Köşede bir kadın oturuyordu.
Kolları garip bir şekilde yanlarına sarkıyordu.
Sessizce inliyordu.
Yarrow'a döndüm: "Ne oldu ona? Kolları
tersyüz edilmiş. Kim yaptı bunu? Neden?"
"Çarpışma sırasında..." dedi.
Ben gazetelerde Türklerin hunharca
davrandığını okumuştum.
Yarrow devam etti:


Sabun Yok
Çocuklar...
Beslenmeyi organize ettik.
İnsanları yıkamak için su ısıttık.
Sabun yoktu. Hiçbir yerde.
Gölden sodalı-tuzlu kum kullandık çamaşırlar için.
İlkel bir çamaşırhane kurduk.
Her gün yaklaşık 20 kişi ölüyordu.
Çocuklar cesetleri eski çukurlara yuvarlıyor,
üstünü gelişi güzel kapatıyordu.


Gönüllü: Aleksandra Lvovna Tolstaya
Lev Tolstoy'un kızı. Gönüllü hemşire.
Savaş muhabiri değil, sadece yardım etmek isteyen biri.
2 aya yakın Van'da kaldıktan sonra başka cephelerde de gönüllü olarak çalışmış.
1915 yazında Van'da gördüklerini hatıratına geçirdi. O hatırat bugün Rusya'da bir kütüphane rafında duruyor.

Canlıyken gömülmek üzere götürülen adam da dahil.
Aktardığına göre kendisi generale, "30 araba, mısır, un, koyun lazım. Hastaları kendi köylerine göndermemiz gerekiyor.
Yoksa hepsi burada ölecek." dedi. Birkaç gün sonra erzaklar geldi.
ESKİ VAN İLE İLGİLİ DİĞER YAZILAR İÇİN





