Rojin Davasından Çekilen Van Barosuna Çağrı
Rojin Kabaiş Dosyasında Yeni Gelişme: Van Barosu Çekildi, Gazeteci Ruşen Takva Çağrıda Bulundu.
Van'da 2024 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan üniversite öğrencisi Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada önemli bir gelişme yaşandı.
Soruşturmayı olayın ilk gününden itibaren takip eden Van Barosu, dosyadan çekilme kararı aldığını duyurdu. Kararın ardından gazeteci Ruşen Takva ise sosyal medya hesabında yaptığı paylaşım ile Van Barosu'nun dosyadan çekilme yöntemini eleştirdi.

Van Barosu: "Sağlıklı iletişim ve koordinasyon sürdürülemedi"
Van Barosu tarafından yapılan açıklamada, Rojin Kabaiş'in ölümüne ilişkin soruşturmanın ilk günden itibaren oluşturulan dava takip ekibi tarafından titizlikle yürütüldüğü belirtilerek, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve etkin soruşturmanın sağlanması amacıyla bugüne kadar gerekli tüm hukuki girişimlerin eksiksiz yerine getirildiği ifade edildi.
Baro açıklamasında, müşteki sıfatıyla dosyada yer alan baba Nizamettin Kabaiş'in, uzun süredir sürdürdüğü adalet mücadelesi ve kızının ölümünün aydınlatılamamış olmasının yarattığı ağır psikolojik yük nedeniyle, dosyanın takibine ilişkin sağlıklı iletişim ve koordinasyonun sürdürülemediği kanaatine varıldığı belirtildi.
Bu nedenle, dosyada hak kaybı yaşanmaması ve sürecin daha sağlıklı ilerleyebilmesi amacıyla Van Barosu dava takip ekibi ile özel vekâletnameyle yetkilendirilen avukatların dosyadan çekilme kararı aldığı bildirildi.
Baro ayrıca, bu kararın adalet arayışından vazgeçildiği anlamına gelmediğini vurgulayarak, Rojin Kabaiş'in ölümünün tüm yönleriyle aydınlatılması ve sorumluların yargı önünde hesap vermesi yönündeki hassasiyetlerini kamuoyu nezdinde sürdürmeye devam edeceklerini ifade etti.
Gazeteci Ruşen Takva: "Baroların sorumluluğu hukuki destekle sınırlı değildir"
Van Barosu'nun kararına gazeteci Ruşen Takva'dan eleştiri geldi.

Takva, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, Rojin Kabaiş dosyası gibi toplumsal hassasiyeti yüksek şüpheli kadın ölümleri davalarında baroların üstlendiği rolün yalnızca hukuki destek vermekten ibaret olmadığını savundu.
Özellikle hak ihlalleri ve demokratik sorunların yoğun yaşandığı bölgelerde faaliyet gösteren baroların toplum açısından önemli bir güven kurumu olduğuna dikkat çeken Takva, acılı bir babanın ruhsal durumunun gerekçe gösterilerek dosyadan çekilme kararının hem kurumsal açıdan hem de davanın geleceği bakımından doğru bir yaklaşım olmadığını ileri sürdü.
Takva ayrıca, baba Nizamettin Kabaiş'in kamuoyunda dile getirdiği eleştirilere Van Barosu tarafından doğrudan yanıt verilmediğini belirterek, bunun baronun benimsediği eleştiri ve özeleştiri anlayışıyla bağdaşmadığını ifade etti.
Açıklamasında, Van Barosu'nun tarihsel misyonuna vurgu yapan Takva, kurumun yaşanan iletişim krizini samimi bir özeleştiriyle aşması ve kamuoyunu tatmin edecek yeni bir açıklama yapmasının önem taşıdığını dile getirdi.
İşte Takva'nın Yaptığı Paylaşım
"Van Barosu, kamuoyu tarafından dikkat ve özenle takip edilen Rojin Kabaiş dosyasından çekildiğini duyurdu. Rojin Kabaiş davası gibi toplumsal hassasiyeti yüksek olan şüpheli kadın ölümleri dosyalarında baroların üstlendiği rol, hiçbir zaman hukuki destekle sınırlı değildir. Hele hak ihlallelerin ve anti demokratik iklimin başkenti sayılabilecek bir bölgede mücadele eden Van Barosu gibi bir kurumun sorumluluğu çok daha önemli ve hayatidir.
Böylesi bir arka planda, bir baronun acılı bir babanın "ruhsal durumunu" gerekçe göstererek dosyadan çekilmesi, hem kurumsal düzeyde hem de davanın seyri açısından kabul edilebilir olmadığı gibi ciddi riskler de barındırır. Üstelik baba Nizamettin Kabaiş'in doğru veya yanlış kamuoyunda dile getirdiği iddialara tek bir cevap dahi verme tenezzülü gösterilmemesi, Van Barosunun üzerine inşaa edildiği eleştiri- özeleştiri felsefesinin de içini boşaltır.
Dahası demokratik mücadelede bugüne kadar çok önemli yer tutan baronun güvenirlik ve meşruiyet kaybının da temelini döşer. Özellikle bölgedeki barolar, otorite karşısında sivil toplumun en güçlü kalelerinden biri olarak kabul edilir. Bu nedenle toplumda her zaman hakettiği saygıyı da görmüştür. Fakat kamuoyunu tatmin etmekten uzak bu tür açıklamalar, baroyu baskıcı politikalara karşı sessiz kalmakla veya "geri adım atmakla" suçlayan eleştirilere açık hale getirir. Daha da vahimi, toplumsal muhalefet ve hak savunuculuğu alanında güç kaybına sebep olur.
Ez cümle; Van Barosu gibi köklü bir kurumun itibarı, dönemsel iletişim krizlerine veya liyakatsizliğe feda edilemeyecek kadar kıymetlidir. Dolayısıyla baronun tarihsel misyonuna yakışır samimi bir özeleştiri vermesi ve acılı babanın saygınlığını iade edecek yeni bir açıklama yapması oldukça önemlidir."
Kamuoyunun yakından takip ettiği dosya
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Eğitim Fakültesi Çocuk Gelişimi Bölümü 1. sınıf öğrencisi Rojin Kabaiş, 27 Eylül 2024 tarihinde kaldığı yurttan ayrıldıktan sonra kaybolmuştu. Günler süren arama çalışmalarının ardından genç öğrencinin cansız bedeni, 15 Ekim 2024'te Van Gölü kıyısındaki Mollakasım Mahallesi sahilinde bulunmuştu.
Olayla ilgili yürütülen soruşturma kamuoyunun yakın takibi altında sürerken, Van Barosu'nun dosyadan çekilme kararı ve buna yönelik eleştiriler, adalet sürecine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Dosyaya ilişkin soruşturma ise yetkili makamlar tarafından sürdürülüyor.





